Mikadonun Çöpleri

 

Dün akşam yine bir etkinlik akşamıydı benım için ama bu sefer kültürel bir etkinlik.Melıh cevdet Anday ın yazdıgı, Zelıha Berksoy un yönettigı Timucin Esen ve Devin Özgün Çınar ın oynadağı Mikadonun Çöpleri adlı oyunu izledik.
Kadın erkek ilşkileri üzerine agır dialoglar içeren düşündürücü,hızlı, akıcı, keyifli ve uzun bir oyundu.Uzun dediğime bakmayın hiç sıkılmadan izledim acıkcası.Dialoglar oyun ilerledikçe gittikce agırlaşıyor  bazen kendimi bir yandan oyunu takip etmeye calışırken bir yandan da akıllıca yazılmıs dialoglar uzerine kafa yorarken buldum.
Melih Cevdet Anday diyorki ,
"Oyunlarım içinde en anlayamadığım, bu oyundur.Bu oyunumda iki kişi var. KADIN ve ERKEK diye adlandırdığım. Bunlardan ERKEK i biraz tanıyorum, başkaldıran bir adam o...Bencil de ondan! Kendime iliskin kimi ip uçları vermiyor değil, ama kesin bilgiler değil bunlar.KADIN a gelince, onu hic tanımıyorum. Başından ne geçti de o korkunç kış gecesi kucagında çocukla sokakta kaldı? Bilmiyorum. Tuhaf olanı, o da bilmiyor.Bir söylediği ötekini tutmuyor.Zavallı bir kadın mı, yoksa yaşantılarını büyüten, onları elinden geldiğince çıkmaza sokmaktan hoşlanan bir insan mı? Belkide ERKEK in kafasında yarattığı uydurma bir kişi konuşmak için..."
Acıkcası oyunu izlerken zaman zaman erkelerin kadınlar hakkındaki sikayetlerinde ( hicbir şeyden mutlu olmamaları,en ufak şeyi buyutmeleri, sürekli şikayet etmeleri vs..vs ) onlara hak vermedim degil.

Oyunda en begendiğimm ksımlardan birini burda yazmak istedim. elimden gelse hepsini yazıcam ama... 

 

//erkek//.....mutluluk nedir diye sorsanız bana, kaşıntıdır derim.bir gün az kaldı mutlu oluyordum.bir sancı saplandı belime, kıvrana kıvrana yatağa düştüm.böbrek taşı imiş.sancıdan öleceğim.sabaha karşı idi, doktor geldi, morfin yaptı.derdemez o korkunç sancı kesiliverdi, çok güzel bir dünya başladı birdenbire... inanamıyordum... mutlu idim, tam anlamı ile mutlu.. mutluluğumu doya doya tatmak istiyordum... ama o ara, kulağımın arkası kaşındı azıcık.şöyle sinek ısırmış gibi.bense kolumu kıpırdatmak istemiyordum, mutluluğuma ara vermemek için.ama o kaşıntı bozuyordu mutluluğumu.çaresiz kaldırdım kolumu, kulağımın arkasını kaşıdım, tam olsun mutluluğum diye.kolumu gene yanıma uzattım.biraz sonra... biraz sonra gene o kaşıntı.kaşıdım, biraz sonra gene.gene kaşıdım.bitmedi, bitmedi namussuz kaşıntı, iğneledi durdu ve berbat etti mutluluğumu. o günden beri, ne zaman şöyle mutluluğa benzer bir şey duyacak olsam, bakalım bunun kaşıntısı nerden başlayacak diye beklerim.beklediğim de gelir başıma.

 

Melih Cevdet Anday a bu kadar karmasık ama bir o kadarda akılcı insanı düşünmeye zorlayan bir oyun yazdıgı için, Timucin Esen ve Devin Ozgun Çınar a bu kadar zor ve yorucu bir oyunu bu kadar zor bir sahnede ve bu kadar zor bir seyirci kitlesine karsı dikkatleri dagılmadan gayet iyi oynadıkları için, Baris Dincel e de bu kadar hos bir dekor tasarladıgı için hayran kaldım...Herkese şiddetle tavsiye ederim...gidilesi,görülesi....

 

Not: Merak edenler olursa http://en.wikipedia.org/wiki/Mikado_%28game%29

 

 


 

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !